GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KAYSERİ KENTİ
MAZAKA'DAN KAYSERİ'YE
Şehir antik dönemde Mazaka, Roma zamanında Caesarua, İslam fethinden ve Türklerin yönetimine girdikten sonra Kayseriye ve nihayet Cumhuriyet döneminde Kayseri olarak isimlendirilmiştir.
GEÇMİŞTE KAYSERİ
Şehir merkezinin Kuzeydoğu-su'ndaki Kültepe'de ele geçen arkeolojik buluntular, buralarda M.Ö. 3500'ler de Asur ticaret kolonilerinin oluştuğunu göster-mektedir.
Hitit, Frigya devrinde ve Helenistik dönemlerde de şehirde ticaret yoğundur.
Daha sonra, Roma eyaletinin bir parçası olan şehir, VII. yy. başlarında Sasaniler'e geçer, ancak, 611'de yeniden Bizans'ın olur.
Kayseri VII. yy. sonlarından itibaren Müslüman Arap ordula-rının akınlarına maruz kalmaya başlar. Muaviye idaresindeki ordu M.S. 647'de kısa süre Kayseri'ye hakim olur. Müslümanlar tarafından fethedilmiştir. 1067'den itibaren Türkler hakimiyet sağla-mıştır.
Kayseri, Danişmendlilerin önemli bir merkezi oldu. Danişmendli hakimiyetinin zayıfladığı yıllarda (1169) Selçukluların denetimine girdi. Selçuklu hakimiyetiyle birlikte şehirde ticari canlılığın arttığı görülmektedir.
1243'deki Kösedağ Savaşı'ndan sonra Kayseri 10 günlük direnişin ardından Moğolların eline geçti ve büyük tahribata uğradı.
Bu arada Memluk Sultanı'nın Kay-seri'ye gelerek 10 gün kaldığını görüyoruz.
Kayseri bir süre sonra, 1343'de Eratnalılar'a geçer.
Eratnalılar ile Karamanoğulları arasındaki mücadelede başlıca hedef haline gelen Kayseri, daha sonra Kadı Burhaneddin'in hükümranlığı altına girer.
Kadı Burhaneddin'in vefatı üzerine Yıldırım Bayezid Kayseri'yi 1398'de Osmanlı topraklarına kattı. Ankara bozgununun ardın-dan Karamanoğlu Emir Şeyh Çelebi şehre yerleşti.
XV. yy. Kayseri Dulkadiroğlu Hasan Bey, Ramazanoğlu İbrahim Bey, Karamanlıoğlu İbrahim Bey arasındaki mücadeleye sahne oldu ve birkaç defa el değiştirdi. 1474 yılında Gedik Ahmet Paşa Karamanoğulları Beyliği'ni ortadan kaldırdıktan sonra Kayseri Osmanlı'nın sancak merkezi oldu.
Yavuz Sultan Selim'in 16.06.1514'de Kayseri'ye geldiğini ve 4 gün kaldığını görüyoruz. XVI. yy. sonlarına kadar Kayseri'de önemli bir olay olmadı. Fakat; XVII. yy. başlarında Celali isyanları burayı da etkiledi. XVII. ve XVIII. yy.'larda devlet görevlilerinin halk üzerinde baskısı görüldü. XIX. yy.'da karışıklıklarla doludur. XX. yy. başlarındaki savaş ortamı da Kayseri'yi olumsuz etkilemiştir.
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuyla Kayseri farklı bir hüviyet kazanmaya başlamıştır.
GEÇMİŞTE EKONOMİ, NÜFUS, FİZİKİ VE KÜLTÜREL YAPI
Kayseri, ekonomisi ve kültürel zenginliği ile Anadolu'nun en önemli merkezlerinden birisi olduğunu tarih boyunca göster-miştir.
Kayseri'nin Doğu-Batı, Güney-Kuzey yollarının kesiştiği yerde olması, ticarette gelişmesini sağlamıştır.
Şehir kale etrafında gelişmiştir. Surların çevrelediği yerleşim birimine "içeri-şehir" denir. İçeri-şehir, imalathaneler dışında her türlü dini, ticari ve kültürel faaliyetin yürütülüp ihtiyaçların karşılanabileceği özellikteydi. Türk ve gayrimüslimler farklı yerlerde iskan edilmişlerdir. Rumlar, Kiçikapı dışında bugün Rum Kilisesi'nin bulunduğu bölgede, Ermeniler ise günü-müzde Ermeni Kilisesi'nin bulunduğu mahallelerde yerleş-mişlerdi. Osmanlı öncesi dönemde şehirde Oğuz nüfusu yaygındır. Ayrıca; şehirde Uygur, İran ve Azeri nüfus da bulun-maktaydı.
Dışarı şehirde ise yine benzer dini, kültürel ve sosyal bir çok tesis vardı.
Ayrıca; bağlar, imalathaneler, tarla ve bostanlar şehiri tamamlıyordu.
1500 tarihli sayıma göre; şehirde müslümanların oturduğu 35 mahalle vardı. Gayrimüslimler Sivas kapısı, Kiçikapı ve Boyacı kapısı semtlerinde oturmaktay-dılar. Ermeni ve Rumlar arasında Emir, Bülbül, Yadigar, Yusuf, İskender, Dursun, Yahşi gibi Türk-Müslüman ismi taşıyanların bulunması dikkat çekicidir. Bu sayım şehirde yaklaşık 7000 müslüman, 1600 gayrimüslim olmak üzere toplam 8600 kişinin varolduğunu gösterir. 1520 sayımının sonuçları hemen hemen aynıdır.
1543 kayıtlarından şehir nüfusunun 11000'e yükseldiği anlaşılmaktadır. 1583 tesbitlerine göre şehir nüfusu 30.000'dir. Nüfus artmış ve dini gruplar arasındaki dağılım da değişmiştir: 1500'de % 86 müslüman, % 14 gayrimüslim olan oranlar, 1520'de % 81 ve % 19, 1583'de % 78 ve % 22 şeklinde değişmektedir. Kayseri, Karaman eyaleti içinde 1520'de % 19, 1583'de % 22 ile en fazla hıristiyan nüfusu barındıran yerdir.
Kayseri XVI. yy. sonlarında 35.000 nüfusuyla Akdeniz dünyası ölçeğinde büyük bir şehirdir.
XVII ve XVIII. yy.'larda şehirin fiziki özellikleri ve yapısı değişmemiştir.
1831 sayımında nüfus 27.000'dir. Nüfus 1849'da 36.000'e ulaşır. 1892'de 50.000'e yaklaşmış, 1907'de 54.000 olmuştur.
Kayseri'de ticaretin yanında geç-mişde boya sanayinin, debbağha-nelerin, baruthanenin, halı ve kilim üretiminin, sucuk ve pastırma imalinin gelişmiş bir şekilde sürdürüldüğü görülmektedir.Kapalı çarşılar, ticareti daha da zenginleştirmiştir.
XIX. yy.'da genel durgunluğa rağmen, Kayserililer ticaretlerini aynı yoğunlukta sürdürme başarısını göstermişlerdir. Bu dönemde Kayseri'den halı, sarı cehri, kitre zamkı ihraç ediliyordu.
Gündelik hayatta erkeklerin yanında kadınların da faal olduğu mahkeme kayıtlarından anlaşılmaktadır.
1860 yılı tesbitine göre şehirde 42 medrese bulunmaktaydı. Bunlar-dan 22'si tedrisata devam et-mekte, Kayseri içinden ve dışından gelen öğrencilere ders verilmekteydi. Yani, Kayseri eğitimde de merkez konumun-daydı.
1900 tesbitine göre, 39 medrese, bir idadi, üç rüştiye, 58 sıbyan mektebi vardı. Bu dönemde Kayseri'de misyoner faaliyetleri sürmüştür.
Şehrin ve halkın dini, kültürel hayatında ulemanın önemli katkısı olmuştur.
CUMHURİYET DÖNEMİNDE KAYSERİ
Kayseri, Milli Mücadele yıllarında işgale uğramamıştır. Ancak; az nüfuslu harap bir şehir görünü-mündedir.
Kayseri'nin hızlı ve sürekli gelişmesi Cumhuriyet döneminde başlamıştır. Uçak fabrikası (1926) elektrik şirketinin kurulması ve demiryolunun inşaası (1927) şehirin gelişmesini hızlandırmıştır. Demiryollarındaki gelişmeyle Kayseri 1932'den itibaren Kara-deniz kıyısıyla irtibata geçmiştir. 1933'den itibaren de Akdeniz kıyısıyla irtibata geçilmiştir.
1935'de Kayseri Bez Fabrikası'nın açılması şehire yeni bir boyut kazandırmıştır.
İkinci Dünya Savaşı, durgunluk dönemlerini getirdi.
1950 sonrası yaşanan iç göç Kayseri'yi de etkiler. İmar faaliyeti hızlanır. Kayseri Şeker Fabri-kası'nın ve küçük de olsa serpilip gelişmeye başlayan özel sektör itici yeni güçlerdir.
1950-1960 yılları arasında şehrin fiziki mekan gelişimine paralel olarak nüfusunda büyük artış olmuştur.
1970-1980 döneminde üniversitenin kurulması, özel ve kamu sektörünün yatırımlarıyla şehir daha da gelişmiştir.
1980-1990 yılları sanayileşmenin aşama kaydettiği, çok fazla konut projelerinin uygulamaya konduğu önemli yıllardır.
1990-2004 döneminde Kayseri gelişmiş iller arasında ön sıralarda yerini korumuştur.
|